Ana içeriğe atla
Bu web sitesi, kadın sağlığına ilişkin bilgilendirici içerikler sunmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla Prof. Dr. Mustafa Ulubay tarafından hazırlanmıştır.
mustafaulubay.com'a git
Menü

Evre 1 Endometriozis Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Endometriozis hastalığının en erken evresi olarak tanımlanan birinci evre endometriozis, endometriozis hastalığının henüz ilerlemediği ancak yine de ağır belirtiler ile kendini gösterebildiği aşamasıdır. Endometriozis hastalığı kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğundan, birinci evre endometriozis tedavi edilmediğinde ilerleyebilir, kişide yol açtığı şikayetler artabilir.

Evre 1 Endometriozis Nedir?

Birinci evre yani minimal endometriozis, hastalığın en erken aşaması olarak kabul edilir. Bu evrede, normalde rahim içinde bulunması gereken dokuya benzeyen hücre odakları pelvik bölgede küçük ve az sayıdadır. Endometriozis hastalığı tedavi edilmediği sürece ilerleyici bir hastalık olduğu için, bu durumu henüz lezyonların pelvik bölgede birikmemesi olarak tanımlayabiliriz. İleri evrelerde görülen yoğun yapışıklıklar (pelvik adezyonlar) veya kistler bu aşamada genellikle gözlenmez.

Endometrioziste hastalığın evresi ile hissedilen şikayetler her zaman doğru orantılı olmayabilir; bu nedenle birinci evre endometriozis hastaları bazen hiçbir belirti yaşamazken, bazen de şiddetli adet sancısı ve kasık ağrısı çekebilirler. Kesin teşhisi genellikle laparoskopi ile konulan bu evre, erken tespit edildiği için ilaç tedavisiyle veya küçük müdahalelerle kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Bu sayede hastalığın ileri evrelere ilerlemesi durdurulabilir.

Evre 1 Endometriozis Belirtileri

Birinci evre, yani erken evre olarak tanımlansa dahi, birinci evre endometrioziste belirti görülmez söylentisi bir mitten ibarettir. Çünkü gerçekte, sayısı ve boyutu küçük olsa da, pelvik bölgedeki endometriozis lezyonları birinci evre endometrioziste yine de aktiftir. Yani şikayetlerin de hafif olacağı anlamına gelmez; hastalığın yaygınlığı ile ağrının şiddeti arasında doğrudan bir ilişki yoktur.

En yaygın karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Şiddetli Adet Sancıları (Dismenore): Sağlıklı bir kadında olan adet ağrılarından daha şiddetli, gündelik hayatı etkileyen adet ağrıları. Bu ağrılar bazen ağrı kesicilere cevap verebilseler de, çoğunlukla dinlenerek veya ağrı kesiciler ile geçmez.
  • Kronik Pelvik ve Kasık Ağrısı: Bu durum adet dönemi dışında adet ağrısı çekmeye benzetilebilir. Genellikle adet dönemi dışında bel ve bacağa vuran kasık ağrıları ile kendini gösterebilir.
  • Cinsel İlişki Sırasında Ağrı (Disparoni): Genellikle ilişkinin derinliğine bağlı olarak kasık bölgesinde hissedilen keskin ağrılar.
  • Bağırsak ve Mesane Şikayetleri: Adet dönemlerinde belirginleşen ağrılı dışkılama, ishal, kabızlık veya idrar yaparken yanma hissi.
  • Gebe Kalamama (İnfertilite): Bazı hastalarda hiçbir fiziksel ağrı yaşanmaz ve birinci evre endometriozis, yalnızca hamilelik planlanıp doğal yollarla başarılamadığında yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanır.

Bazı kadınlarda birinci evre endometriozis belirti göstermeksizin seyredebilir. Şikayetlerin türü ve şiddeti, hücre odaklarının sayısından veya büyüklüğünden ziyade pelvik bölgede tam olarak nereye yerleştiklerine bağlıdır.

Doğurganlık Koruyucu Endometriozis Eksizyon Cerrahisi

Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde, birinci evre endometriozis tanıları büyük bir hassasiyetle ele alınmaktadır. Erken müdahalenin yaşam kalitesini artırmadaki en önemli adım olduğu bilinciyle, hastalığın bu başlangıç aşamasında da ileri evre endometriozis vakalarına gösterilen titizlik ve özveriyle tedavi yaklaşımları uygulanmaktadır.

Birinci evre endometriozis tanısı alan pek çok hasta için üreme potansiyelinin güvence altına alınması haklı bir odak noktasıdır. Bu doğrultuda, Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde benimsenen tedavi felsefesinin temelinde doğurganlığın korunması yer almaktadır.

Genel jinekoloji pratiğinde sıkça uygulanan ablasyon (yakma) yöntemleri yerine, Prof. Dr. Mustafa Ulubay Kliniğinde hastalığın tedavisinde soğuk eksizyon tekniğinin kullanılması birincil öncelik olarak belirlenmiştir. Yüksek ısı prensibiyle çalışan ablasyon tekniğiyle endometriozis tedavi edildiğinde, hastalığın neden olduğu lezyonların tamamının temizlenemediği ve nüksetme riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Ayrıca, ablasyon kaynaklı yüksek ısının sağlıklı yumurtalıklara ve fallop tüplerine zarar vererek doğurganlık üzerinde risk oluşturma potansiyeli bulunmaktadır.

Prof. Dr. Mustafa Ulubay ve cerrahi ekibi tarafından, soğuk eksizyon prosedürünün uygulanmasında özel mikrocerrahi tekniklerinden faydalanılmaktadır. Rahim, yumurtalıklar ve tüpler üst düzey bir hassasiyetle korunurken; mikroskobik ve atipik lezyonların her birinin kökünden çıkarılması ve pelvik boşluğun hastalıktan tamamen arındırılması hedeflenmektedir.

Prof. Dr. Mustafa Ulubay'ın benimsediği endometriozis tedavi felsefesi ile bu son derece aktif ve iltihaplı doku odaklarının tamamen ortadan kaldırılmasıyla iki temel klinik hedefe ulaşılmaktadır:

  • Adet ağrısının azaltılması,
  • Doğurganlık korunarak doğal yolla gebeliğe olanak tanıyan tertemiz, sağlıklı bir pelvik ortamın yeniden inşa edilmesi.

Birinci Evre Endometriozis SSS

Endometriozis hastalığım erken evredeyse, neden adet ağrılarım çok fazla?

Hastalığın evresi ile hissedilen ağrı seviyesi arasındaki uyumsuzluk, hastalar açısından sıklıkla can sıkıcı bir durum haline gelebilir. ASRM (Amerikan Üreme Tıbbı Derneği) evreleme sistemi, ağrıyı ölçmek için değil; tıkalı tüpler veya büyük kistler gibi doğurganlığın önündeki engelleri değerlendirmek amacıyla oluşturulmuştur.

Birinci evre lezyonları boyut olarak küçük olmalarına rağmen inanılmaz derecede aktif ve yoğun bir yapıya sahiptir. Bu lezyonlar, pelvik bölgeyi çevreleyen hassas sinir yollarına doğrudan yüksek miktarda enflamatuar, yani iltihap yapıcı kimyasallar salgılarlar. Birinci evredeki milimetrik boyutlara sahip, yüksek derecede iltihaplı bir lezyon kümesi; dördüncü evredeki büyük ve durağan bir skar (yara) dokusundan çok daha şiddetli ve yaşam kalitesini düşüren bir ağrıya yol açabilmektedir. Hastaların yaşadığı bu ağrı son derece gerçektir ve söz konusu yoğun mikroskobik enflamasyonun doğrudan bir sonucudur.

Birinci evre endometriozis infertiliteye (kısırlık) neden olabilir mi?

Evet. Yoğun yapışıklıklar veya hasarlı fallop tüpleri gibi fiziksel engeller bulunmasa dahi, 1. evre endometriozis "açıklanamayan infertiliteye" yani kısırlığa neden olabilir. Aktif lezyonlar, pelvik sıvı içerisinde son derece toksik ve enflamatuar bir ortam yaratabilmektedir. Bu elverişsiz ortamın yumurta kalitesine zarar verme, spermi işlevsiz kılma ve embriyonun rahim zarına başarılı bir şekilde tutunma yeteneğini engelleme potansiyeli bulunmaktadır.

Hastalığın kökünden temizlenmesi amacıyla doğurganlığı koruyan eksizyon cerrahisinden faydalanılarak söz konusu enflamasyon ortadan kaldırılmalıdır. Böylece doğal yolla gebelik elde edilebilmesi için pelvik ortam büyük ölçüde iyileştirilmekte ve tüp bebek (IVF) tedavilerindeki başarı oranları artırılabilmektedir.

Genel jinekoloji uzmanı tarafından yapılan laparoskopide endometriozis bulgusuna rastlanmadığı belirtilmesine rağmen adet ağrıları devam ediyorsa, 1. evre endometriozis ihtimali hâlâ geçerli midir?

Evet, bu ihtimal oldukça yüksektir. Hastalığın erken evre lezyonları genellikle çok küçük (bazen mikroskobik boyutlarda) veya atipik bir görünüme sahip olabilmektedir. Pigmentsiz (şeffaf, beyaz) veya veziküler yapıdaki bu dokuların, ileri düzey endometriozis haritalaması eğitimine sahip olmayan genel kadın doğum uzmanları tarafından fark edilmesi oldukça zordur.

Laparoskopi sırasında lezyon görülmese dahi hastanın şiddetli ağrıları devam ediyorsa; hastanın uzman bir endometriozis cerrahı tarafından değerlendirilmesi, ağrının kaynağının doğru tespit edilmesi ve hastanın hak ettiği tedaviye ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır.

Randevunuzu Planlayın

Ağrılı adet görme ve endometriozis şikayetleriniz için modern cerrahi çözümlerimizle yanınızdayız. Uzmanlarımızla görüşmek için hemen randevu alın.

WhatsApp