Kayıt, tarama ve tedavi süreçlerinin entegrasyonuyla; hastaların pelvik konjesyon tablosunu geride bırakarak konforlu ve güven dolu bir yaşama geri dönmeleri için ihtiyaç duyulan uzman tıbbi bakım, Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde titizlikle sunulmaktadır.
Pelvik Venöz Hastalık (Pelvik Konjesyon Sendromu) Nedir?
Tıp literatüründe daha doğru bir ifadeyle Pelvik Venöz Hastalık (PVH) olarak adlandırılan Pelvik Konjesyon Sendromu; kronik seyirli olan ve klinik pratikte sıklıkla yetersiz teşhis edilen bir pelvik ağrı nedeni olarak tanımlanmaktadır.
Bacaklarda varislerin gelişme mekanizmasına benzer şekilde bu klinik tablo; pelvik damarlar içerisindeki kapakçıkların zayıflaması veya hasar görmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Sağlıklı koşullar altında bu kapakçıklar, kanın yerçekimine karşı kalbe doğru verimli bir şekilde geri pompalanmasını sağlamaktadır. Bu kapakçık sisteminin işlevini yitirmesi durumunda kan geriye doğru akmakta ve pelvik bölgede göllenerek, damarların şişmesine (genişlemesine) ve konjesyona (göllenme/tıkanıklığa) uğramasına neden olmaktadır.
Meydana gelen bu artmış damar içi basınç; rahim, yumurtalıklar ve vulvayı etkileyen kronik iltihaplanmaya ve şiddetli ağrıya yol açmaktadır. 20 ile 50 yaş arasındaki kadınların %15'e varan bir kısmında pelvik bölgede varis yapılarının bulunduğu tahmin edilmekle birlikte; tüm vakalarda klinik belirtilerin ortaya çıkmadığı bilinmektedir. Ancak semptom gösteren hastalar için bu pelvik ağrının son derece yıpratıcı bir boyuta ulaşabildiği gözlemlenmektedir.
Pelvik Venöz Hastalık aynı zamanda; pelvik bölgedeki ana toplardamarların arterler veya omurga tarafından sıkıştırılarak kan akışının engellendiği May-Thurner Sendromu ve Fındıkkıran (Nutcracker) Sendromu gibi sıkışma patolojilerini de kapsamaktadır.
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde; kronik semptomların yalnızca hafifletilmekle kalmadığı, altta yatan asıl nedenlerin kesin ve kalıcı bir şekilde çözüme kavuşturulduğu yenilikçi bir tıbbi bakış açısı benimsenmektedir.
Pelvik Venöz Hastalığın En Yaygın Belirtileri
Kronik Ağırlık Hissi ve Künt Tarzda Ağrı
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde, Pelvik Venöz Hastalığın (PVH) en belirgin bulgusunun; alt karın ve pelvik bölgede ağırlık hissi olarak tarif edilen künt ve zonklayıcı tarzda bir ağrı olduğu saptanmaktadır. Endometrioziste karşılaşılan keskin kramplardan farklı olarak bu ağrının; yerçekimi etkisiyle varisli damarlarda daha fazla kan birikmesi neticesinde, özellikle uzun süre ayakta kalma veya oturma sonrasında, gün ilerledikçe şiddetlendiği gözlemlenmektedir. Çoğu vakada rahatlama yalnızca uzanarak elde edilebilmektedir.
Cinsel İlişki Sırası ve Sonrasında Ağrı (Disparoni)
Cinsel ilişki esnasında veya sonrasında gelişen ağrı (disparoni) tablosuna oldukça sık rastlanmaktadır. Cinsel aktivitenin pelvik bölgeye giden kan akışını artırması nedeniyle; halihazırda kanın biriktiği toplardamarların daha fazla genişlediği ve bu durumun cinsel birliktelik sonrasında saatlerce, hatta günlerce devam edebilen uzun süreli ve dirençli bir sızıya yol açtığı tespit edilmektedir.
Gözle Görülebilen Varisler ve Bacak Ağrıları
Pelvik toplardamar ağının bacaklarla anatomik olarak bağlantılı olması sebebiyle; vulva, kalça veya üst bacaklarda varis oluşumları gözlemlenebilmektedir. Hastaların ayrıca, yüzeysel kılcal damar tedavisi almış olmalarına rağmen iyileşmeyen dirençli bacak ağrısı, bacaklarda ağırlık hissi veya ödem şikayetleriyle karşılaştığı klinik incelemelerde belirlenmektedir.
Eşlik Eden Tüm Vücut Semptomları
Pelvik Venöz Hastalığın sıklıkla diğer kompleks patolojik durumlarla bir arada seyrettiği saptanmaktadır. Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğine başvuran vakalarda; nedeni açıklanamayan acil idrara çıkma ihtiyacı (idrar sıkışıklığı), huzursuz bağırsak sendromu belirtileri, migren atakları veya kalp çarpıntısı gibi geniş yelpazeli sistemik semptomlar tanımlanabilmektedir.
Randevunuzu Planlayın
Ağrılı adet görme ve endometriozis şikayetleriniz için modern cerrahi çözümlerimizle yanınızdayız. Uzmanlarımızla görüşmek için hemen randevu alın.
