Endometriozis Nedir? | Endometriozis Belirtileri ve Hastalığı Anlamak
Birçok kadın adet dönemlerinin ağrılı olmasının organik ve doğal bir süreç olduğunu düşünür. Ancak bu durum sıklıkla toplumsal normların kişide neden olduğu yanlış algının bir sonucudur. Adet dönemlerindeki ağrıların en büyük nedenlerinden birisi Endometriozis hastalığıdır ve bu durum tedavi edilmediği sürece ilerler.
Endometriozis Tam Olarak Nedir?
Endometriozis; endometriyum olarak adlandırılan rahim iç tabakasını döşeyen dokuya benzer nitelikteki hücrelerin, rahmin dışındaki farklı anatomik bölgelerde gelişim göstermesi ile karakterize edilen klinik bir durum olarak tanımlanmaktadır.
Bu bahsedilen endometrium benzeri dokunun adet dönemleri süresince vücudun dışına atılması gerekmektedir. Ancak bazı kadınlarda (endometriosis hastalığına sahip kadınlarda) bu dokunun tamamı adet kanıyla birlikte dışarıya atılmaz ve karın içinde bulunan çeşitli dokulara nüfuz edebilmektedir. Bu nüfuz, zamanla birikir ve bu dokularda her adet dönemi geldiğinde bir adet dönemi kanaması gibi karın içerisine dökülür. Bu durum hastalığın evrelemesine de bağlı olarak ciddi adet ağrılarına neden olur ve karın içerisinde ayrıca intoksikasyona neden olarak doğurganlığı da düşürebilir.
Ayrıca, endometriozis tablosuna eşlik eden skar (yapışıklık) dokusu oluşumu ve fallop tüplerindeki tıkanıklıklar nedeniyle, birçok vakada gebelik elde edilmesinde (infertilite/kısırlık) önemli klinik zorluklar yaşandığı saptanmaktadır.
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde yürütülen ileri düzey anatomik endometriozis haritalandırma süreçlerinde, endometriozis lezyonlarının en sık tutulum gösterdiği temel bölgeler şu şekilde sıralanmaktadır:
- Rahim arkası boşluk (Douglas boşluğu).
- Miyometriyum (Rahim duvarının kas tabakası).
- Yumurtalıklar
- Periton (Karın zarı).
- Fallop tüpleri.
Hastalığın daha nadir yerleşim gösterdiği spesifik anatomik bölgeler ise şunlardır:
- Rektum.
- Mesane (İdrar kesesi).
- Bağırsaklar.
- Diyafram.
- Vajina.
Endometriozis Neden Ağrılı Adetlere Yol Açıyor?
Endometriozis tablosunda karşılaşılan şiddetli adet sancılarının (dismenore) temelinde, rahim dışına yerleşmiş olan patolojik dokuların, sağlıklı rahim iç zarı (endometriyum) ile birebir aynı hormonal duyarlılığa sahip olması yatmaktadır.
Her adet döneminde salgılanan hormonların etkisiyle, pelvik bölgedeki bu hastalıklı dokuların da tıpkı rahim içi gibi kalınlaştığı, parçalandığı ve kanadığı gözlemlenmektedir.
Ancak, rahim içindeki kanama vajinal yolla vücuttan doğal bir şekilde atılırken; yumurtalıklar, periton veya bağırsak yüzeyi gibi anatomik bölgelere yerleşen lezyonların kanaması içeride hapsolmaktadır. Vücut dışına atılamayan bu kanın; çevre dokularda şiddetli bir iltihaplanmaya, doku hasarına, sinir uçlarının tahrişine ve zamanla organları birbirine bağlayan yapışıklık dokularının oluşumuna sebebiyet verdiği klinik olarak saptanmaktadır.
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde gerçekleştirilen ileri düzey değerlendirmelerde; adet dönemlerinde yaşanan bu dayanılmaz ağrıların salt spazm (kramp) kaynaklı olmadığı, hapsolmuş kanamaların yarattığı biyokimyasal ve fiziksel doku travmasından kaynaklandığı vurgulanarak, hastalığın kök nedenini bütünüyle ortadan kaldıran eksizyonel cerrahi protokolleri uygulanmaktadır.
Endometriozis ve Ağrılı Adet Tedavisi
Endometriozisin, kadınların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşüren ve dayanılmaz adet ağrılarına (dismenore) neden olan kompleks bir patoloji olduğu bilinmektedir.
Toplum genelinde şiddetli adet sancılarının normal bir durum olarak algılanması tanı süreçlerini sıklıkla geciktirse de; endometriozisin ve ağrılı adet görme durumunun doğru tıbbi yaklaşımlarla kesinlikle tedavi edilebilir bir hastalık olduğu vurgulanmalıdır.
Prof. Dr. Mustafa Ulubay kliniğinde yürütülen tedavi protokollerinde; yalnızca ağrıların geçici olarak baskılanması değil, hastalığın temel kaynağının bütünüyle ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.
Bu doğrultuda, vakaya özgü gerçekleştirilen detaylı pelvik haritalandırma sonrasında, hastalıklı dokuların sağlıklı dokulardan mikroskobik titizlikle ayrıştırıldığı ileri düzey eksizyonel cerrahi (soğuk eksizyon) teknikleri başarıyla uygulanmaktadır.
Lezyonların vücuttan tamamen uzaklaştırıldığı cerrahi müdahalelere ve gerekli durumlarda sürece entegre edilen medikal tedavilerine dayanan bu bütüncül yaklaşım sayesinde; hastaların şiddetli adet ağrısı döngüsünden kalıcı olarak kurtulması, yaşam konforunun yeniden tesis edilmesi ve doğurganlık potansiyelinin korunması güvence altına alınmaktadır.
Randevunuzu Planlayın
Ağrılı adet görme ve endometriozis şikayetleriniz için modern cerrahi çözümlerimizle yanınızdayız. Uzmanlarımızla görüşmek için hemen randevu alın.
